Etiket arşivi: beslenme

Kahvaltı ve çocuk

Screen Shot 2015-09-30 at 10.13.54 AM

Ders zilinin çalmasıyla birlikte, “Çocuğum okulda nasıl sağlıklı beslenecek?” sorusu da anne-babaların gündemine oturdu. Aslında okul döneminde sağlıklı beslenmenin ilk adımı aileden yani evdeki beslenme tarzından geçiyor. Uzmanlar “Çocuğunuza kahvaltıyı mutlaka öğretin” diyor.

Üsküdar Üniversitesi NP İstanbul Nöropsikiyatri Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Köse, “Çocuğun nerede, ne zaman ve ne yiyeceğine karar veren anne-babadır, çocuk sadece ne kadar yiyeceğine karar verir” diyerek, doğru beslenmenin nasıl olması gerektiğini anlattı.

“Çoğu özel okulların artık kantini yok, yemekhanedeki ana öğünlerle beraber ara kahvaltılar da veriliyor. Devlet okullarındaysa kantinler için yapılan son düzenlemelere göre gazlı içecekler, cips, kızartmalar, şekerlemeler ve çikolata gibi abur cubur grubuna giren besinler kaldırıldı. Sağlıklı beslenme konusundaki bilinç arttıkça çocuklar daha sağlıklı beslenebiliyor” diyen Köse, okul döneminde sağlıklı bir beslenme için evdeki beslenme tarzına bakılması gerektiğini belirtti. Gizem Köse, şunları söyledi:

Pirinç yerine bulgur

“Bizim tahıl tüketimine dayalı bir beslenme alışkanlığımız var. Son yapılan çalışmalarda tahıl tüketimi genel beslenmenin neredeyse yarısını oluşturuyor. Bu yüzden çocuklara özellikle tahıl grubunu çeşitlendirerek tükettirmekte fayda var. Ekmek diğerlerine göre masum bir karbonhidrattır, pişiriminde yağ eklenmez. Ancak ekmeğin çeşidine ve miktarına dikkat etmezseniz uzun dönemde ağırlık artışına sebep olur. Tahıllı ekmekler tüketilebilir, bunun dışında çocuklar için özel vitamin eklenmiş ekmekler piyasada bolca bulunuyor. Makarna grubuna baktığımızda sebzeli makarnalar, pirinç yerine ise bulgur tercih edilebilir.”

Bir bardak muzlu süt iyidir

Köse, hem faydalı hem de iştah kapatmayacak sağlıklı atıştırmalıkların çocuklara ara öğün olarak verilebileceğini belirterek, şöyle devam etti: “Çikolata ezmesi gibi besin değeri az ve enerjisi yüksek olan yiyecekler yerine, bir yemek kaşığı tahin-pekmez ve bir dilim tam tahıllı ekmek ile bir bardak süt, besin ve enerji içeriği açısından uygun bir ara öğün olacaktır. Masum grubuna giren örnek öğünler; bir avuç kuru meyve + iki adet ceviz, bir kase meyveli yoğurt, bir bardak muzlu süt, yarım simit + bir bardak ayran gibi sıralanabilir. Çocukların besin tercihleri ailelerin yiyecek tercihleri ve beslenme alışkanlıklarıyla birlikte şekillenir. Tek yönlü beslenen ailelerde başta obezite olmak üzere birçok kronik hastalık gözlenmektedir. Yemek masasında dört besin grubundan da yiyecekler olursa besin tercihlerini şekillendirmeye yardımcı olacaktır. Süt, et, tahıl ve meyve-sebze grubu ‘besin yoncası’ olarak adlandırılan bir sistemde yer almaktadır. Süt grubunda süt ürünleri, et grubunda yumurta, et, tavuk, balık, tahıl grubunda ise ekmek, makarna, pilav gibi besinler yer alır. Her öğünde tabağı dörde bölerek, çocuğu her bir gruptan besini tüketmesini sağlayabilirsiniz.

Öğrenmeyi artırmak için haftada en az iki kez balık!

Çocukların özellikle kemik ve diş gelişimleri için günde iki- üç su bardağı süt veya yoğurt tüketmeleri gerekiyor. Konsantrasyon ve öğrenmeyi arttırmak için düzenli balık tüketimi çok önemli. Haftada en az iki kere hem çocuklar hem de yetişkinler balık tüketmelidir. Günün her öğünü önemli ancak kahvaltı en önemlisi. Çocuğunuza mutlaka kahvaltıyı öğretin. Bir dilim peynirle hazırlanan sandviç hem zamandan kazandırır hem de kahvaltıyı alışkanlık haline getirir. Haftada en az iki kere haşlanmış yumurtayı da eksik etmeyin.”

 

Picture+71

Çocuk bakımında doğrular ve yanlışlar

Her hapşırdığında antibiyotiğe sarılma, ateş çıktığında kat kat giydirme, 
bebeği yüzükoyun yatırma, anne sütünü erken kesme…
Çocuk bakımında doğru bilinen ancak kesinlikle yapılmaması gerekenleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hilal Mocan anlattı:
ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE GİYDİRME: Büyük bir kısmı yüksek ateşle seyreden enfeksiyon hastalıkları sırasında çocukların kat kat giydirilmesi çok sık görülen bir yanlış. Oysa ateş yükseldiğinde çocukların özellikle de ateşli havaleye meyilli olan 6 ay- 6 yaş grubunun iç çamaşırlarının dahi çıkarılması gerekiyor. Hemen ardından da çocuğun ılık suyla duşa alınması öneriliyor. Burada yaygın olarak görülen bir başka hata ateşli çocukların soğuk veya buzlu suyla yıkanması. Çok tehlikeli olan bu uygulama çocuğun damarlarında ani daralmalara ve şok durumunun yaşanmasına neden olabilir.
KUNDAK: Yaygın olarak görülmese de bazı bölgelerde hâlâ bebekler kundaklanıyor. Kundak bebeğin kalça kemiklerinin sıkıştırılmasına, ileride kalça gelişmesinin bozuk olmasına veya kalça çıkıklığına yol açabilir. Bu nedenle bebeğin hiçbir şekilde kundaklanmaması gerekiyor.
BEBEKLİKTE SU: Anne sütünde bulunan su oranı bebeğin su ihtiyacını karşılayabilecek boyutta. Bu nedenle, sütün metabolik etkinliğini bozmaması için ilk 4-6 ay arasında bebeklere su veya bitki çayları gibi herhangi bir içecek verilmemesi gerekiyor.
İNEK SÜTÜ: Eskiden bir buçuk aydan sonra bebeklerde başlanan inek sütü artık bir yaşından sonra öneriliyor. Bu süre içinde bebeklerin mutlaka anne sütü ile beslenmesi gerekiyor. Bebeklerin sonraki yaşamlarında mucizevi bir öneme sahip anne sütü çocukları alerji, astım, diyabet gibi bazı hastalıklara karşı koruyor.
ANTİBİYOTİK: Sık görülen başka bir uygulama, her hapşıran, ateşi yükselen çocuğa antibiyotik verilmesi. Özellikle nezle, grip gibi viral enfeksiyonlarda hiçbir şekilde yeri olmayan antibiyotikler, rahatsızlığın daha da artmasına neden olabilir.
HIRILTILAR: Genellikle aileler her hırıltıyı astıma yoruyor. Oysa değişik enfeksiyon hastalıklarının seyri sırasında bazı hırıltılar çıkabilir. Bu durumda çocuğun sağlık durumunun takip altına alınması gerekiyor.
KULAK TEMİZLİĞİ: Çocuklarda kulak temizliği için yıkama önerilmiyor. Kulak temizleme çubuklarının ileriye doğru kesinlikle sokulmaması ve buradaki doğal yağlı maddenin yok edilmemesi gerekiyor. Aksi takdirde enfeksiyona zemin hazırlanabilir. Banyodan sonra sadece çocuğun kulak deliğinin giriş kısmının suyunun alınması gerekiyor.
TIRNAK KESİLMESİ: Yeni doğan bebeğin tırnağı kesilmez gibi bir yanlış inanış var. Ancak tırnağın kesilmesinde herhangi bir sakınca yok.
YIKANMA: Bebeğin göbeğinin düşmeden yıkanmaması gerektiği konusundaki görüş yanlış. Bebeğin göbek bakımı uygun koşullarda yapılırsa yıkanmasında bir mahsur yok.
İSHAL: İshal olduğunda çocuğun bağırsakları dinlensin diye ağızdan alınan gıdaların kesilmesi çok yanlış bir uygulama. Tam tersine bu dönemde çocuğa ishal diyeti uygulanmalı ve sistem devrede kalmalı. İshal diyetinde çocuğun yaşına göre bazı değişiklikler yapılabilir. Bir yaşından küçükler için ishale karşı koruyucu maddeler içeren anne sütü verilmeli. Eğer bir yaşından büyükse elma, muz, havuç suyu, patates püresi, pirinç haşlaması, haşlanmış pirinç suyu, yoğurt, ayran, yağsız makarna verilebilir. İshal diyetinde çocuğa bol bol su içirilmesi çok önemli.
TUVALET TERBİYESİ: Sekizinci ayını dolduran çocukların zorla tuvalet terbiyesine alınması sık görülen başka bir yanlış. Bu dönemde çocuğa aşırı baskı yapılmamalı çünkü çiş ve kaka kontrolü, çocuğun sinir ve diğer yardımcı sistemlerin belirli bir olgunluğa ulaşması ile oluşuyor. Bu nedenle çocuğun kendisini tuvalet terbiyesine hazır hissetmesi gerekir. Ancak çocuk iki yaşını bitirdiyse hazırlık külotları önerilebilir. Tuvalet adaptörü alınması başka bir seçenek. Eğer çocuk perde, koltuk arkası gibi yerleri seçiyorsa buraya çocuğun ilgisini çekecek renklerde lazımlıklar konulabilir.
YEMEK: Çocuğa yemek konusunda asla baskı yapmamak gerekiyor. Eğer çocuk baskı yapıldığını algılarsa tamamen yemek yemeği kesebilir. Bu durumda çocuklar zararlı olabilecek kilo kayıpları ile karşı karşıya kalabilir.
TELEVİZYON: Zeka gelişimini engellediği için televizyonun maksimum bir saat izlemesine izin verilmeli. Bu süre içinde izlenen programlar çocuklara yönelik bir içeriğe sahip olmalı.
KUCAĞA ALMA: ‘Bebek kucağa alınmasın’ prensibinin artık geçerliliği yok. Hatta bebeğin ’kucak bebeği’ olmasından kaçınılmamalı; anne ve babaya dokunması sağlanmalı. Bebeğin kedisine daha güvenli biri olmasını sağlamak için bebek, zaman zaman çıplak olarak göğse konulmalı ve okşanmalı. Bebeğin kendisini tırmalamasından korkarak giydirilen eldivenler artık kullanılmıyor, bebeğin kendisine dokunması tercih ediliyor.
27.08.2011 tarihli Posta Gazetesi’nden alınmıştır.