Etiket arşivi: çocuk psikolojisi

Birinci hipnozcular anne ve babalar

“…. Çocuk büyükleri tarafından kabul edilebilir bir kişi 
olabilmek için kabul edilmeyen davranışlarını ve duygularını bastırır.
Bilinçaltının birinci amacı o kişi her türlü tehlikeden korumaktır. 
Bu tehlikenin gerçek ya da hayali olması , geçmişte kalmış olası bilinçaltını hiç ilgilendirmez.”
 
 Önce kendinizi keşfetmek, arkasından da çocuklarınız için iyi “hipnozcular” olabilmek için
okuyun.

Okul yolunda…

İlk gün nasıl davranmalı?
•Çocuğunuzu sabah sarılarak uyandırın. 
•Giyinmesine ve dişlerini fırçalamasına yardımcı olun.
•Birlikte  okula gidin.
•Pencereden size güle güle demesini isteyin.
•Çocuklar anne babalarının ne hissettikleri konusunda duyarlıdır ve endişeliyseniz
hemen anlarlar.
Güle güle derken içinde bulunduğunuz ruh hali onun ağlamasına ya da koşarak mutlu bir şekilde okula yönelmesine etki eder.
Bu nedenle gülümseyin, sakin ve yapıcı ses tonuyla konuşun.
•Kaygılı ya da mutsuz olduğnuz yüzünüze yansırsa çocuğunuz şöyle bir mesaj alır:
Okula gitmemle ilgili annemi endişelendiren bir şey var.
•Tüm bu yaklaşımlar başarısızlıkla sonuçlanırsa destek alın.
Doğru yaklaşım nasıl olmalı?
Pozitif ve yapıcı cümlelerle çocuğunuzu okula hazırlayabilirsiniz.
Okula motivasyonu artıracağını düşündüğünüz cümleleri
oyun sırasında ya da laf arasında söyleyebilirsiniz.
Özellikle karşılıklı oturup ciddi bir şekilde konuşmanıza gerek yok.
•Okulda birçok arkadaşın olacak, ne kadar heyecan verici değil mi?
•Acaba kaç tane yeni oyun öğreneceksin, bana da öğretirsen evde birlikte oynarız.
•Okula giderken öğretmenine en sevdiğin resmini ve oyuncağını gösterebilirsin, eminim o da beğenecek.
•Sen okuldayken aklım hep sende olacak ama orada eğlendiğini bilmek beni mutlu edecek.
En sık yapılan hatalar:
•Çocuğunuza korkusunu yenmesi için korkma demeyin
Bu çocuğunuz açısından bakıldığında okulun korkulacak bir şey olduğu anlamını taşıyor. Korkma iğne hiç acıtmayacak gibi.
•Merak etme ben yan odadayım, seni asla bırakmam. Bu cümlenin çocuğun zihnindeki anlamı Merak etmelisin, çünkü ben çok ediyorum. Eğer izin verirlerse yan odada seni bekleyeceğim ama ben de emin değilim.
Seni asla okulda unutmam veya bırakmam. Bu cümlenin açılımıysa seni okulda unutma ihtimalim var!
İnşallah seni alan biri çıkar.
•Eğer okula gitmek ister misin? diye sorarsanız çocuğunuz şöyle algılayabiliyor. Okula gitmeme ve evde yaptığın şeyleri devam ettirme hakkın var. Ben senin yerinde olsam bildiğim şeyleri tercih ederdim…

Kaynak: Milliyet Cadde

Her aileye sosyal destek uzmanı!

” Vatandaşların aile yaşamının ve sosyal yaşamının daha iyi hale getirilmesi için 
“Aile Sosyal Destek Uzmanı Projesi” hayata geçiriliyormuş. 
Bu proje ile artık her aile bir sosyal destek uzmanına sahip olacak. Aile hekimliği projesine benzeyen bu proje hayata geçirildiğinde, her ailenin bir sosyal destek uzmanı olacak. Devlet artık sosyal desteği sadece para yardımı yapmak olarak yapmayacak.
Çünkü görülmüş ki, eğer evdeki babanın alkol almasından şikayetçi aileye para desteğiyapılırsa
o para baba tarafından yine alkole veriliyormuş. “

Güzel haber tabii. Ama umarım, gerçekten ehil insanlar olur ve aileleri doğru yönlendirirler.

Anne Sevgisi Bebeğin Zekasını Geliştiriyor

İngiliz çocuk psikolojisi uzmanları, bir yaşına kadar sevgi ve şefkatten yoksun büyüyen bebeklerin beyin gelişimlerinin normalden zayıf kaldığını ve sosyalleşmelerinin daha zor olduğunu belirtti.

Uzmanlar, annelerin toplumsal rol oynamalarındaki başarısının hem kendi zihinsel problemlerini yenmede hem de çocuğun beyin gelişiminde önemli olduğunu belirtti.

İngiliz çocuk psikolojisi uzmanları, bir yaşına kadar sevgi ve şefkatten yoksun büyüyen bebeklerin beyin gelişimlerinin normalden zayıf kaldığını ve sosyalleşmelerinin daha zor olduğunu belirtti. Liverpool’daki Royal College of Psychiatrists tarafından her yıl gerçekleştirilen toplantılarda bir konuşma yapan psikolog Cheryl Power, dışarıdan gelen uyarılara ve sosyal etkileşime açık olan çocuklarda beyin gelişiminin olumlu yönde etkilendiğini söyledi.

Küçük yaşlarda beyin gelişiminin, beynin yapısında bulunan kendine güven merkezindeki hücrelerin etkin hale gelmesiyle doğru orantılı olduğunu ve bunun anne sevgisiyle büyük oranda başarılabildiğini kaydeden Power, zihinsel sorunlu annelerin bebeklerinde beynin gelişmeme riskinin daha yüksek olduğunu vurguladı.

Annelerin bir ebeveyn olarak toplumsal rol oynamalarındaki başarısının hem kendi zihinsel problemlerini yenmede hem de çocuğun beyin gelişiminde önemli olduğunu kaydeden Power, bu tür durumlarda uzmanların sadece annenin sağlık problemlerine odaklanmasını yanlış bulduğunu söyledi.

Sadece annenin problemleriyle ilgilenen yaklaşımları “anne-odaklı” olarak tanımlayan Power, her iki tarafın da sağlığı için anne ile çocuk arasındaki ilişkilerin bütünsel olarak ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

kaynak: Hastane.com.tr

Ödül/ceza

“En etkili ceza, yanıtsız kalmaktır.”
Dün akşam Haber Türk’te Sabiha Paktuna ve Nevzat Tarhan’la
çocuk gelişimi üzerine bir sohbet vardı.
Çocuğun istenmeyen bir davranışta bulunması durumunda
en etkili cezanın kayıtsız kalmak olduğunu vurguladılar özellikle.
Mesela saçınızı çekiyor, vuruyor, ya da tekme mi atıyor,
göz göze gelmeyin, ellerinizi de önünüzde kavuşturun tepkisiz kalın.
Birkaç defa sonra artık yapmayacaktır dendi.
En beter, en kötü ve en yanlış cezalandırmanın ise (tabii fiziksel şiddet dışında)
seni bırakır giderim demek olduğunu söylediler.
Ciddi travma sebebiymiş.
Ödül ve cezanın insanın yaradılışında olduğu vurgulanıyor.
Her ne kadar bazı çevrelerce ceza/ödülün yanlış olduğu söylense de,
basit bir motivasyon, ya da sevdiği bir şeyden kısa süreli bir mahrumiyet
öğrenimi kolaylaştırıyor.
Ödülün en etkilisi ise beklenmedik zamanda gelenmiş.
Hiç ummadığı bir anda çocuğa falanca davranışından dolayı tatlı bir söz söylemek,
belki küçük bir şey vermek, sarılmak, cesaretlendirmek gibi…

Çocuğumuz büyürken çaresiz kaldığımız davranışlar


“Çocuğumuz Büyürken Çaresiz Kaldığımız Davranışlar ve Pratik Çözümleri Nelerdir?” Eğitimi
Çocuklaımız büyürken hemen hepimiz icin sorunlar aynıdir. Bu eğitimde çaresiz hissetiğimiz bu davranışların nedenleri ve pratik çüzümleri konusulacak.

Egitim basliklarından bazıları;
*Cocuklar neden inatlaşır? (yatarken, yemekte…)
*Çocuklarımızın korkuları neden ve ne zaman artar?
*Kendine güven nasıl gelişir?
*Sosyalleşmesi icin neler yapmak gerekir?
*Çocuklar neden arkadaslarina vuruyor?
*Çocuklar neden yalan soyluyor?

Uzman Psikolog Suzan Özkök
Tarih: 20 Nisan 2010
Saat:18:45
Süre:90 dakika
Yer:Happy Family Club
Ücret:50TL+KDV
Egitim Detaylari icin;
http://www.ailekoclugu.com
ozden@ailekoclugu.com


Ebeveyn okulu

Davranışını düzeltmeye odaklandıkça çocuğumuzla olan ilişkimiz giderek öylesine mesafeleri hale gelir ki, sonunda birbirimizle hiçbir şey paylaşamaz oluruz ve beraberinde okul başarısızlıkları, davranış bozukluklukları, duygusal bozukluklar (tik, kekemelik, içe kapanıklık vs. ) neredeyse kaçınılmaz olur. “

Siz de, anne-babalıkta öğrencilik hiç bitmez diyenlerdenseniz, psikolog Nilüfer Devecigil’in 17- 18- 24- 25 Nisan’da gerçekleşecek ebeveyn okulunu bir inceleyin buradan.

Oyun terapisi

“Çocuklar duygularını büyükler gibi anlamlandıramadıkları gibi, duyguları hakkında büyükler gibi de konuşamazlar” diyen Psikolog Nilüfer Devecigil bu yüzden çocuklarla yapılan terapi şeklinin büyüklerden farklı olması gerektiğinin altını çiziyor. Psikolog Nilüfer Devecigil’in gözetiminde uygulanan oyun terapisi, çocuklarda dikkat eksikliği, hiperaktivite, okuma bozukluğu, sosyal içe kapanıklık, güven eksikliği, depresyon, sebebi anlaşılamayan baş ve karın ağrıları, endişe, boşanma sonrası adaptasyon gibi pek çok sorunun giderilmesinde etkin bir çözüm. Oyun terapisi çeşitli oyuncaklarla dolu bir odada çocukla terapistin beraber oynadığı bir terapi yaklaşımı. Çocuğun bilinçaltı, oynanan oyunla yaşadığı sorunları ifade ederken terapist hem çocuğun oyun dilini yorumluyor hem de yaşadığı sorunları sağlıklı bir biçimde dışa vurmasına yardımcı oluyor.
Daha fazla bilgi için tık tık.