Etiket arşivi: makale

"Kızlarınızı ‘tatlı’ kızlar olarak yetiştirmeye son verin!

Bir önceki post’ta Cesur’un Merinda’sını anlattım.
Ona öğretilen prenseslik kurallarındansa içinden geldiği gibi yaşamayı istiyordu.
Tam da üstüne geldi bu makale.
Ben de en iyisi tercüme edeyim, hepimizin kulağına küpe olur diye.
….. 
Kızlarınızı “tatlı(nice) kızlar” olarak yetiştirmek uzun vadede sorunlara yol açar.
Tatlı kızlar, tatlı kadınlara dönüşür. Bunda ne sorun var, tatlı, zarif olmak iyi bir şeydir.
 İyi sonuçlar getirmediğinde, hiç de iyi değildir. Eğer “tatlı kız” demek sizin için aşağıdakiler demekse:
•Geçimli olmak zorundasın!
• Sorun çıkartamazsın!
•Duyguların konusunda dürüst davranmamalısın!
•Eğer bir yere gitmek istemiyorsan ve hayır diyeceksen mutlaka kibar bir bahane bulmak zorundasın.
Gitmek istemediğini söylemek hiç hoş olmaz.
•Eğer içinde bulunduğun topluma aykırıysa fikrini söylememelisin.
• Birinin işi ve yaptıklarıyla ilgili doğrudan bir geribildirimde bulunmamalısın.
• Birilerini sinirlendirmemek ve üzmemek için sırları tutmak zorundasın.
• İstediğin şeyi söylememelisin.
•Şİkayet etmemelisin.
Bu kurallar kızların kişiliklerine işler büyürlerken. Sadece anne ve baba tarafından değil, medya, diğer aile üyeleri, okul, arkadaşlar tarafından….
Tatlı kızları aslana dönüştürmek
“Lionizing the good girl” eğitimci Rachel Simmons’ın The Curse of The Good Girl. Raising Authentic Girls with Courage and Confidence kitabında yer alan tanımlama.

Mükemmeliğin hedeflendiği imkansız standartlar  bir illuzyondur diyor.
Eğer kızınız ya da siz şunlara inanıyorsanız:
• Istediğini söylemek bencilliktir.

• Hünerlerinden bahsetmek burnu büyüklüktür.
•Kimsenin duygularını incitmemek için doğrudan geri bildirim yapmak yanlıştır. 
Peki nasıl olabilirsiniz?
Kızınız insanlar onun ‘tatlı bir kız olmadığını” düşünürse, nasıl fikirlerini rahatça dile getirsin?
İnancını savunmak için nasıl “hayır” diyebilsin? Kendi bile arkadaşlarıyla anlaşmazlığa düştüğünde
onu kaba biri olarak göreceklerine inanırsa nasıl kendine güvenli davransın?
 Nasıl güçlü kızlar yetiştiririz?
#1: Duygularını şu sözlerle cevaplamayın! 

    1. “Bu çok önemli bir şey sorun değil”.
    2. “Bu ağlayacak bir şey değil.”
    3. “Ayşe’ye sinirlenmemen gerekir. Hemen git ve özür dile.”

Bu durumlar o an için durumu kolaylaştırsa da,
ona duygularının yanlış olduğu hissini verecektir. 
Duygularından dolayı utanacaktır.
Gerek olmadığı ve suçlu olmadığı halde insanlardan sürekli özür dilemeyi öğrenecektir. 

Şimdi hadi bakalım, biz nasıl yetiştirildik, gelecek nesil kızlar nasıl yetişiyor, 
bu yazının neresindeyiz, düşünelim.

Babalar mutlaka okumalı!

 “…. babanın aile içinde yeterince etkin olamadığı durumlarda erkek çocukların erkeksi özelliklerinin yeterince gelişememesi riskinin oluşabileceği bilinmektedir. ”

 
” Aynı şekilde kız çocuklar için de babanın rolü, karşı cinsi anlaması, kendine güven geliştirebilmesi açısından önem taşımaktadır. Babayla iletişimde bulunarak erkeklere nasıl tepkide bulunacaklarını ve erkeklerin kendi cinsiyetlerine nasıl tepkide bulunduklarını öğrenmektedirler. 
Yetersiz baba modeli ya da baba yoksunluğu kız çocukları özellikle ergenlik döneminde etkilemekte ve ergenlik sıkıntılarının daha şiddetli yaşanmasına neden olabilmektedir. “
 
 “….. Babaların bazen çocuklarıyla yeterince zaman geçirememeleri ve onlarla yeterince ilgilenemedikleri kaygısıyla onları hediyeye ve oyuncağa boğdukları bilinmektedir. Ve böylece her akşam eve geldiğinde “baba bana ne getirdin” diyen çocuklarına bir şey vermenin hazzını yaşayabilirler. Oysa bu tavır çocukları yeni bir şeye sahip olmanın keyfini yaşamaktan alıkoymakta ve sürekli talep etmelerine ve bir türlü sahip olduklarından memnun olamamalarına neden olmaktadır. Üstelik aslında baba ile çocuk arasında gerekli olan duygusal yakınlığın yerini de asla tutmamaktadır. Her gün bir oyuncak getirmek yerine çocuğunu kucağına alıp onunla 5-10 dakika sohbet etmek, o günün nasıl geçtiğinden söz etmek, çocuklar için de babalar için de çok daha doyurucu olmaktadır. “
 
 
Baba çocuk ilişkisinin önemini çok güzel anlatan  ve babaların 
mutlaka ama mutlaka okuması gereken bir yazı.  
Devamı şurada!

Çocuklar neden sabırsızdır?

Sizin de evde, her istediği anında yerine getirilsin isteyen 
bir bücürünüz mü var?
Neden böyle sabırsız biliyor musunuz?
Çünkü onun tek anladığı tek zaman “ŞİMDİ”…
Aslında ne güzel değil mi,
bizim şu anda yapmaya çalıştığımız şey, anı yaşamak.
Çocuklarımız, geçmiş ve geleceği elle tutamıyor, koklayamıyor, tadamıyor,
dolayısıyla anlayamıyor.
Onlara zamanı nasıl öğretirsiniz, ya da daha sabırlı olmalarını nasıl sağlarsınız?
Şu yazıyı okumanızı tavsiye ediyorum.
Güzel önerilerden biri, bir yumurta pişirme saati almak..
Ve o çaldığında “oyun saati”, “yatma saati”, “gitme saati” geldi gibi zaman bölünmeleriyle
hem zamanı, hem de beklemeyi öğretmek.

1 yaşından önce inek sütü cısss!

Unutmayın bir yaşından önce inek sütü, demir eksikliğine neden oluyor,  inek sütü demir açısından fakir olduğu için bebeğin demir ihtiyacını karşılayamıyor. 
Bu da beyin gelişimini olumsuz yönde etkiliyor.
Demir eksikliğiyle ilgili şu makaleyi okumanızı öneririm.  

Bana çocuğunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim…

…Farkında olmadan ona “yeterince suçlu hissedersem sana istediğin şeyi düşünmeden veririm” mesajı verdik? Ya da kaç defa onun biraz destekle aşabileceği bir sorunu onun yerine biz halettik? Sırf o bizim çektiğimiz sıkıntıları yaşamasın diye, bizden daha rahat bir çocukluğu olsun diye…
Dilek Tökter’in çok düşündürücü yazısı…
 
Devamı burada!